Kliniğimizde tedavi sürecini büyük bir titizlikle yürüttüğümüz ayak ve ayak bileği kırıkları; spor aktiviteleri, düşmeler, trafik kazaları veya travmatik olaylar sonucu kemiklerde meydana gelen yaralanmalardır. Ayak kırıkları, ayak kemiklerinin herhangi bir yerinde parmak, ayak bileği veya orta ayak kırıkları olarak çeşitli türlerde karşımıza çıkabilmektedir. Ayak bileği kırıkları ise genellikle ayak bileğinin üst tarafındaki kemiklerde (fibula ve tibia) veya iç tarafındaki kemiklerde (talus) meydana gelmekte olup, sıklıkla burkulma veya çıkık ile birlikte görülmektedir. Bu kırıkların, kişinin günlük yaşamını önemli ölçüde etkileyebildiğini ve uzman bir sağlık ekibi tarafından tedavi edilmesi gerektiğini hastalarımıza önemle belirtiyoruz. Yaralanmaların düşük enerjili olabileceği gibi yüksek enerjili travmalar sonucunda da gelişebildiğini ve bu durumlarda ayak bileği uyumunun tamamen bozulabildiğini gözlemliyoruz. Ayak bileği kırıklarını yerleşim yerine göre adlandırıyor; iç kısım kırıklarına medial malleol, dış tarafta fibula kemiğinin alt ucundaki kırıklara ise lateral malleol kırıkları diyoruz. Yüksek enerjili yaralanmalarda ayak bileği ekleminde kırıklı çıkık oluşabiliyor ve talus (kubbe) kemiği de zarar görebiliyor. Hastalarımız genellikle şiddetli ağrı, şişlik, morarma, renk değişiklikleri, istemsiz hareketler, hareket kısıtlılığı, şekil bozukluğu veya kemik çıkıntısı gibi belirtilerle kliniğimize başvurmaktadır. Kırığın türüne ve ciddiyetine bağlı olarak basit kırıklarda alçı veya atel kullanırken, karmaşık kırıklar ve çıkıklarda kemikleri yerine getirmek veya sabitlemek amacıyla cerrahi müdahale gerçekleştiriyoruz. Tam anatomiyi görebilmek adına gerekli durumlarda bilgisayarlı tomografiden faydalanıyor ve kırıklarda tam anatomik restorasyonu sağlamayı hedefliyoruz. Erken kireçlenmeyi engellemek için tam anatomik dizilimin yapılmasının şart olduğunu, aksi takdirde yürüyüş bozukluğu, ağrı ve hatta eklem dondurma ameliyatına kadar gidebilecek tablolarla karşılaşılabileceğini biliyoruz. Tedavilerimizi vakanın durumuna göre tam açık ya da yarı açık şekilde uygulayabiliyoruz. Kırık şüphesi durumunda vakit kaybetmeden kliniğimize başvurulması gerektiğini, tedavi edilmeyen kırıkların kalıcı hasarlara yol açabileceğini özellikle vurguluyoruz. Kırık tipi ve uygulanan cerrahiye göre iyileşme süresi değişmekle birlikte, hareket kısıtlılığı kalmaması için hastalarımızı erken dönemde fizik tedaviye başlatıyoruz. Hastalarımızın günlük yaşamlarına tam olarak dönmelerinin yaklaşık 3 ayı bulabildiğini belirtiyoruz.
